Hangi Zaman Dilimindeyim?

Ait olmadığım ancak yaşamak zorunda olduğum bir şehrin ta kendisi  bu zaman dilimi. İçi boşaltılmış her şeyin… Herkes içi dolu bir şeyler arıyor da sanki, kimse içine bakmıyor. Her şey tüketilmiş. Hızlı yaşamaktan, aç gözlülükten, tüketeceğiz diye tükenmişiz.

En büyük buhranımız hayatlarımız mı, gerçekten büyük savaşı yaşamadık mı ? İnsanı içten çürüten bir savaşın varlığı…

Herkes olanlara aynı anda uyum sağlayamıyor. Aynı anda boşaltamıyor içini. Birer robot olana dek mücadele veriyoruz. O zamana kadar hayat bizi oradan oraya çarpıyor.

Her şey ama her şey bitiyor bir yerde. Ne kadar herkes gibi olmayacağım desen de en sonunda kendini bulduğun yer orası oluyor. Herkesler mezarlığı… Buraya ne çok insan gömdük. Kendimizi buraya gömmemek için ne çok çabaladık. Ben de artık oradayım. Onca zaman korktuğum, kendimi sakladığım o yerde… Ben de artık bir ölüyüm. Hey gömdüklerim, mutlu musunuz ? Nasılsa buraya geleceksin derken size yanılıyorsunuz diyordum. Mutlu musunuz ? Hep beraber sizinle burada çürümek o kadar lanet bir duygu ki… Bu yenilmişlik hissini siz de yaşamış mıydınız? Ben sizden daha çok direnmiştim ama, diyerek mi avutacağım kendimi…